BALYOZLA DEMOKRASİ KURULMAZ!
Av. Dr. Başar YALTI / İstanbul Barosu
BAROLARI ELE GEÇİRMEK YA DA "AHLAKSIZ TEKLİF"
Av. Dr. Başar YALTI / İstanbul Barosu
KENTSEL DÖNÜŞÜM VE YOL AÇACAĞI SORUNLAR
Av. Dr. Başar YALTI / İstanbul Barosu
Tüm Makaleler
 
 
 
MESLEK KURALLARIMIZ
Avukatlık meslek kuralları, avukatlık mesleğinin toplumsal saygınlığını sağlamak ve geliştirmek amacıyla konulmuştur. Meslek kuralları yoluyla, aynı zamanda, bir avukatta bulunması gereken niteliklerin zaman içerisinde kaybolmaması, korunması ve geliştirilmesi amaçlanır. Bir avukatta en azından üç temel niteliğin bulunması gerektiği konusunda bütün dünyada mutabakat bulunmaktadır. Bu nitelikler; bağımsız davranabilme yetisine sahip olmak, dürüst ve güvenilir olmak ve sır saklamak olarak belirtilebilir. Meslek kurallarına uyulmasını sağlamak üzere yasayla disiplin denetimi getirilmiş olup, bu yolla, avukatların belirtilen niteliklerini korumaları ve toplumun avukatlara, meslek mensuplarının ise birbirlerine güven duymaları arzulanmıştır.
Avukatlık, konusu insan olan bir meslektir. Avukat, insana ilişkin, insanlar arasındaki sorunların çözümüne yardımcı olmak ve sorunun taraflarında adaletin sağlandığı duygusunu gerçekleştirmek için çaba gösterir. Bu yönüyle avukatlık, öncelikle, kamusal bir hizmettir. Avukat, yaptığı iş gereği, adaletin gerçekleşmesine doğrudan etki etmektedir. Adaletin sağlanması, bireysel ve toplumsal sonuçları bakımından kamusal yarar ve önem taşımaktadır. Adaletin tam ve hakkaniyete uygun bir şekilde gerçekleşmesi, avukatın mesleğini bağımsız olarak yürütmesini zorunlu kıldığından, avukatın bağımsızlığı yargıç bağımsızlığı kadar önem taşımaktadır. Bu nedenle, meslek kuralları aracılığıyla, bağımsız davranma ilkesini korumak üzere avukata sorumluluklar yüklenmiştir.

Avukatın mesleğini gerektiği şekilde yerine getirebilmesi, hak arayışı içindeki müvekkilinin sorun yaptığı konuyu bütün yönleriyle kavrayıp değerlendirebilmesine bağlıdır. Bunun bir gereği olarak avukat, müvekkilini kişisel olarak tanımak, anlamak ve onun iç dünyasına, duygu dünyasına girmek zorundadır. Aynı şekilde, müvekkilin de, sorun yaptığı konuyla ilgili tüm bilgileri hiçbir kaygı taşımadan avukatına aktarması, bu güveni duyması gerekmektedir. Müvekkil, ister istemez, kendi özel alanına giren bilgi ve belgelerini avukatına açacaktır. Avukat, bu şekilde, müvekkilinin doğrudan anlatımlarından onun hakkında bilgi sahibi olabileceği gibi, önüne gelen sorunu bir bütün olarak değerlendirerek yapacağı çıkarsamalar yoluyla da müvekkilinin özel bilgilerine ulaşabilir. Durum böyle olunca, avukat, ister doğrudan, ister çıkarsamalar yoluyla öğrendiği "özel" bilgilerle müvekkilin "özel yaşam" alanına girmiş olmaktadır. Bu nedenle, avukatlar için sır saklamak bir yükümlülüktür. Avukatlar sadece mesleklerini yürütürken değil, özel yaşantılarında da, topluma güven veren, dürüst, sözüne güvenilir kişiler olmak zorundadırlar. Bu nedenle avukatın; giyim kuşamından, konuşmasına, özel yaşantısındaki tutum ve davranışlarına dek özen içinde olması, toplum içerisinde saygın bir yer edinmenin, dürüst ve güvenilir olmanın doğal bir sonucudur.
Avukatlar, hukuksal bilgi ve deneyimlerini adaletin gerçekleştirilmesi için kişilerin yararlanmasına sunan meslek sahibi olduklarından, sık sık birbirleriyle karşı karşıya gelirler. Denilebilir ki, yaptığı işi gereği, rakip olarak karşı karşıya gelen başka bir meslek mensubu bulunmamaktadır. Böyle olunca ve davanın her iki tarafından birisinin vekilliğini üstlenme olasılığı bir avukat için eşit olarak bulunduğundan, (avukatın işi reddetme zorunluluğu ve işi tercih hakkı saklıdır) avukatların müvekkilleri ve birbirleriyle olan ilişkileri çok büyük önem kazanmaktadır. Mesleğin gereği gibi yürütülmesi, avukatlar arası saygı ve sevginin karşılıklı olarak korunup geliştirilmesi, yargılama kurallarına uygun olarak adaletin gerçekleştirilmesi, adalet ölçütünün her iki taraf için dikkate alınması gibi zorunluluklar, avukatlar arasındaki ilişkinin kurallara bağlanmasını zorunlu kılmıştır.
Bu ve benzeri nedenlerle Avukatlık Kanunu, avukatı etik değerler bakımından sıkı kısıtlamalara tabi tutmuştur. Avukatlık Kanununun 34ncü maddesine göre " Avukatlar, yüklendikleri görevleri bu görevin kutsallığına yakışır bir şekilde özen, doğruluk ve onur içinde yerine getirmek ve avukatlık unvanının gerektirdiği saygı ve güvene uygun biçimde davranmak ve Türkiye Barolar Birliğince belirlenen meslek kurallarına uymakla yükümlüdürler."
Avukatlık Kanununun 9ncu maddesine göre de avukat, "Hukuka, ahlaka, mesleğin onuruna ve kurallarına uygun davranacağıma namusum ve vicdanım üzerine ant içerim." şeklinde bir yemin etmeden mesleğe başlayamaz.
Her iki yasa maddesinin açık hükmü karşısında avukatlar, meslek kurallarına uygun davranmak zorundadırlar. Meslek Kurallarını belirleme hak ve yetkisi ise Avukatlık Kanunu gereğince Türkiye Barolar Birliğine tanınmıştır.
Halen yürürlükte bulunan meslek kuralları, 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 117/7 nci maddesi uyarınca T.B.B. Yönetim Kurulu tarafından düzenlenmiş, T.B.B. nin 8-9 Ocak 1971 günlerinde yapılan IV. Genel Kurul Toplantısında kabul edilerek 26 Ocak 1971 günlü ve 5 sayılı T.B.B. Bülteninde yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. Avukatlık Meslek Kuralları 1978, 1980 ve 1989'da yapılan değişikliklerle mevcut şeklini almış olup 50 maddeden oluşmaktadır. Meslek Kurallarının son iki maddesi Yürürlük ve Uygulama alanıyla ilgili olup diğer maddeler; Genel Kurallar (16 madde), Yargı Organlarıyla ve Adli Mercilerle İlişkiler (9 madde) Meslektaşlar Arası Dayanışma ve İlişkiler (8 madde), İş Sahipleriyle İlişkiler (14 madde) şeklinde bölümlere ayrılmıştır.
Meslek Kuralları bir avukatın hukukçu kimliği ile kendiliğinden etik olarak kabul edip uyacağı değerlerin kurallaştırılmış biçimidir. Bu nedenle sık sık okunup ezberlenmesi gerekmemektedir. Ancak, Baroların Disiplin Kurulu Kararları ve TBB Disiplin Kurulu Kararları incelendiğinde disiplin cezası alan avukatların birçoğunun meslek kuralının varlığından habersiz oldukları anlaşılmaktadır. Bu nedenle, Avukatların uyması gereken Meslek Kurallarının zaman zaman anımsatılmasında yarar bulunmaktadır. Aşağıda, meslek kurallarının "Meslektaşlar Arası Dayanışma ve İlişkiler" bölümünü aynen yayınlıyoruz.
1- Hiçbir avukat, bir meslektaşının mesleki tutum ve davranışları hakkındaki düşüncelerini kamuoyuna açıklayamaz. Bu yoldaki şikâyetlerin merci'i yalnız barolardır.
2- Hiçbir avukat, herhangi bir meslektaşı özellikle hasım meslektaşı hakkında küçük düşürücü nitelikteki kişisel görüşlerini ve düşüncelerini açıkça belirtemez.
Bir avukat bir başka avukata karşı asil ya da vekil sıfatıyla takip edeceği davayı kendi barosuna yazı ile bildirir.
Bu kural, bilgi verme yükümlülüğü ile bağlı olarak baroların ve Türkiye Barolar Birliği'nin üçüncü şahıslar aleyhine veya üçüncü şahısların barolar ve Türkiye Barolar Birliği aleyhine açacağı davalar için de geçerlidir.
Kamu ve özel kesim kuruluşlarında çalışan avukatlar görevlerin yürütülmesinde eşitlik ve adalete dayalı objektif ilkelere olduğu kadar meslek onur ve dayanışmasında uygun tutum ve davranışlarında bulunmakla yükümlüdürler.
3- Bir başka baro bölgesinde ilk kez bir davaya giden avukat o yer baro başkanına nezaket ziyaretinde bulunmaya gayret eder.
4- Bir meslektaşının ölümü veya başkaca nedenlerle baro başkanınca görevlendirilen avukat kabul edilebilir bir neden göstermeksizin bu görevi reddedemez.
5- Mesleki çalışmada avukatlar arasında usule ilişkin işlemlerde ve dosya incelemelerinde dayanışma gereği sayılabilecek yardımlar ve kolaylıkları esirgemezler.
Duruşmaya geç kaldığı için hakkında gıyap kararı alınan avukat hemen gelmişse, diğer taraf vekili olan avukat gıyap kararının kaldırılmasını veya düzeltilmesini istemek zorundadır.
Bir başka yerdeki duruşmaya mazeretini nedeniyle gidemeyen avukat, karşı taraf avukatı bir başka yerden geliyorsa mazeretini önceden meslektaşına bildirmelidir.
Avukatlar arasında "özeldir" kaydı taşıyan yazışmalar yazanın rızası alınmadan açıklanamaz.
6- Avukat hasım tarafın ancak avukatı ile görüşebilir. (Hasmın avukatı yok ise) avukatın hasımla teması zorunlu sınırlar içinde kalır. Hasım tarafla her temasından sonra avukat müvekkiline bilgi verir.
7- Avukat, dava türü ve usulü ne olursa olsun mahkemeye verdiği layiha ve önemli belgelerin birer örneğini (istenmese de) karşı taraf vekili meslektaşına verir.
8- Yanına stajyer almayı kabul eden avukat, stajyerlerin iyi yetişmesi için gerekli dikkati ve ilgiyi gösterir ve olanaklarını hazırlar.
Meslek kurallarına ilişkin görüş ve düşüncelerimizi açıklayacağımız gelecek yazılarda buluşmak dileğiyle.19.09.2005
İSTANBUL BAROSU BÜLTENİ
[Başa Dön]
 

  Anasayfa | Hakkımızda | Çalışma Arkadaşlarımız | Forum | E-Müvekkil | İletişim

Yaltı Hukuk Bürosu 2009 ©
Bu sitede bulunan her türlü bilgi, yazı ve yapılan açıklamalar bilgilendirme amaçlıdır. Reklam amacı taşımaz. Bu nedenle, haksız rekabet yaratıldığı şeklinde algılanmamalı ve yorumlanmamalıdır. Ziyaretçiler ve Müvekkillerin, Sitede yayımda olan bilgiler nedeniyle zarara uğradıkları iddiası bakımından Hukuk Büromuz herhangi bir sorumluluk kabul etmemektedir. Sitede yayımlanan yazı ve makalelerden kaynak gösterilerek alıntı yapılabilir. Sitemize link verilmesi için yazılı olur alınması gerekmektedir.
Web sitesinin güvenliği Arena Guard tarafından sağlanmaktadır.
Arena Yazılım E-müvekkil Avukat Web Sitesi